Sinema, hiç kuşku yok ki bir hayal aracı. Ama aynı zamanda döneminin ve çekildiği ülkenin de tanığı. Örneğin, birçoğumuz hayatımız boyunca hiç gitmediğimiz Amerika Birleşik Devletleri hakkındaki bilgilerimize izlediğimiz filmlerden sahip oluruz. Amerikan ailesi nasıldır, aşklarını nasıl yaşarlar, polisleri, katilleri, hırsızları nasıl davranır; New York’taki hayat ile taşradaki hayat arasındaki farklar nelerdir gibi soruların cevapları çoğu zaman izlediğimiz filmlerde gizlidir. Ve bütün bu gördüklerimiz zaman içinde nasıl bir dönüşüm geçirmiştir.
Söyleşi, bazen filmlerin bütününe bakarak, bazen bir karakterin peşine takılarak çekildiği dönemin dinamiklerini insan ilişkilerinin geldiği düzeyi, toplumsal olayların karakterler üzerinde yarattığı etkileri ve karakterlerin bütün bunlara verdiği tepkileri gösterme amacı taşımaktadır.
Yeşilçam sineması ülkenin hafızasında bir melodram sineması olarak yer edindi kuşkusuz. Zengin oğlan – fakir kız, aşkından kör olan delikanlı, yanlış anlamalar, sınıfsal uçurumlar, kültürel farklar ama her şeye rağmen imkansız gibi görünen bu ilişkilerin mutlu sonla bitmesi. 1960’ların ikinci yarısından itibaren kent hayatının çelişkilerinden doğan, filmlerle ilerleyen bu melodram fabrikasının dinamiklerine ülkedeki karşılığına bakacağız. Yalnızca zengin oğlan fakir kızla seri üretim yapımlara değil, “Vesikalı Yarim”, “Ah Güzel İstanbul” gibi alternatif yapımlar üzerinden bir Türkiye görmeye çalışacağız.
Öte yandan köy hayatı, köylünün toprakla ilişkisi cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sinemanın temel konularından birisi oldu. Cumhuriyetin kuruluş döneminde, Türkiye’nin ilkelerinin köyde karşılık bulması ya da gördüğü direnç biçiminde karşılık bulan köy anlatıları 1960’lı yıllarla birlikte daha çok mülkiyet ilişkileri üzerinden ele alındı. “Yılanların Öcü”, “Susuz Yaz”, “Kızgın Delikanlı”, “Kibar Feyzo”, “Bereketli Topraklar Üzerinde” vb. onlarca film yalnızca mülkiyet değil sömürü ilişkilerine de gündeme aldı.
Konuşmacı: Şenay Aydemir @senayaydemir_
⏱ 2 Ağustos Cumartesi 16.00
📍 Müze Gazhane T Atölye
Sınırlı kapasiteyle gerçekleşecek etkinlik için 31 Temmuz Perşembe günü saat 14.00 itibarıyla Radar Türkiye mobil uygulama üzerinden kaydınızı yapabilirsiniz.