Nisan ayının ritmiyle birlikte, sınır koymanın duygusal temellerine odaklanan bir alan açıyoruz. Bu atölyede öfke ve kaygının, çoğu zaman ihlal edilen sınırların habercisi olarak nasıl ortaya çıktığını birlikte keşfedeceğiz. Ait olma ihtiyacıyla kendinden ödün verme arasındaki ince çizgiyi fark ederken, ilişkilerde daha sade ve gerçek bir temas kurmanın yollarını deneyimleyeceğiz.
Çalışma boyunca katılımcılar, kendi sınırlarını tanıma, ifade etme ve koruma becerilerini güçlendirirken; suçluluk hissetmeden “hayır” diyebilmenin ve duygularını daha açık bir şekilde dile getirebilmenin pratiklerini edinecek. Bu süreç, iletişimde netlik yaratır, içsel dengeyi destekler ve kurulan bağların daha güvenli, saygılı ve sürdürülebilir olmasına zemin hazırlar.